Prostat kanseri görülme sıklığı, erkeklerde en yaygın kanser türlerinden biri olması nedeniyle önemli bir halk sağlığı konusudur. Dünya genelinde akciğer kanserinden sonra en sık tanı konulan kanserler arasında yer almaktadır. Görülme oranı ülkeden ülkeye farklılık gösterebilmekte; genetik yapı, yaşam tarzı, tarama alışkanlıkları ve sağlık sistemine erişim gibi faktörler bu farklılıkta rol oynayabilmektedir.
Yaş, prostat kanseri görülme sıklığını belirleyen en önemli faktörlerden biridir. Hastalık özellikle 50 yaş sonrasında daha sık saptanmakta, 65 yaş üzeri erkeklerde oran belirgin şekilde artmaktadır. Genç yaş grubunda daha nadir görülür. Bununla birlikte aile öyküsü bulunan bireylerde daha erken yaşta ortaya çıkabilmektedir.
Gelişmiş ülkelerde PSA testinin yaygın kullanımı nedeniyle tanı oranları daha yüksek bildirilmektedir. Ancak bu durum her zaman ölüm oranlarının aynı ölçüde yüksek olduğu anlamına gelmez. Birçok prostat kanseri yavaş seyirli olabilir ve uzun yıllar klinik belirti vermeden izlenebilir.
Toplum temelli veriler, düzenli tarama ve bilinçli takip programlarının erken tanı oranlarını artırabileceğini göstermektedir. Kişisel risk faktörlerine göre değerlendirme yapılması ve düzenli ürolojik kontrol, hastalığın erken evrede saptanmasına katkı sağlayabilir.
